DEPREM BİR DOĞA OLAYIDIR VE BİNA YIKMAZ!

Depremin yıkıcı afetlere dönüşmesi tıpkı geçtiğimiz yıllarda yağmurun sel felaketine dönüşmesinde olduğu gibi;

DEPREM BİR DOĞA OLAYIDIR VE BİNA YIKMAZ!
  • Güncelleme Tarihi: 22 January 2021

21 Ocak 2021 tarihinde gerçekleşen ve merkezi Gazimağusa yakınları olduğu tespit edilen 5.3 şiddetindeki depremde can ve mal kaybı olmaması sevindiricidir. Ancak yakın zamanda ülkemizde 2. kez deprem hissedilmesi de bizlere deprem kuşağında yaşadığımızı hatırlatmıştır.

Deprem, tıpkı yağmur gibi bir doğa olayıdır. Fakat yağmurun sel taşkınına veya depremin yıkıcı afetlere dönüşmesi; biz mühendislerin neye ne kadar hazır projeler ürettiğimize ve bunları ne oranda denetlediğimize bağlıdır.

Hatta bununla da kalmayıp doğa olaylarının sonuçlarına etki eden bir önemli nokta da; ülke yöneticilerinin yasaları ve bilimi hiçe sayan tavırlarla “ Ben Yaparım Olur” zihniyetinden vezgeçmeleridir. Bu bağlamda; son dönemde benzer olaylarla gündeme gelen konularda; projesi ve denetimi olmayan, ilgili yasal mevzuatlara uygunluk açısından mesleki denetimden geçmeyen, dere içerisindeki yapıların sel taşkını gibi risk önlemlerinin tanımlanmadığı, yer teslimini dahi kimin kime yaptığı belli olmayan/ bilinmeyen yapıların onayı ve/veya kabulü ile iligli meslek odalarına yapılan haksız baskının da kabul edilemez olduğunu hatırlatmak isteriz.

Kıbrıs adası dünyanın en aktif deprem zonlarından birisi olan Akdeniz – Himalaya kuşağında yer almaktadır. Tarihsel verilere bakıldığı zaman da en az 8 yıkıcı depremin ve 3 tsunami dalgasının adamızı etkilediği kayıtlara geçmiştir.

Bu kapsamda yukarıda belirtilen risk faktörlerinin yüksekliği nedeniyle ülkemizde inşa edilen yapılar Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik Esasları kullanılarak depreme dayanıklı olarak tasarlanmaktadır.  Ülkemizde yürürlükte  olan yönetmelik KTMMOB İnşaat Mühendisleri Odası vize bürosu aracılığı ile yapılan tasarımlarda aranmaktadır.

Yine depremelerde hasara ve can kaybına neden olan bir diğer unsur, yapı malzemeleri olarak bilinmektedir. Bahse konu yapı malzemelerinin denetimi konusunda adada tek akredite laboratuvarı kendi öz kaynakları ile kuran ve bu denetimlerde mevzuatlar oluşturulması için mesai harcayan İnşaat Mühendisleri Odası devlet nezdinde yaptığı tüm girişimlerde bir sonuç elde edememiştir.

İnşaat Mühendisleri Odası olarak tüm bu unsurları gözeten yapı denetimi tüzüğünü hazırlamış, binanın tasarımından anahtar teslimine kadar olan süreçte ve hatta bina ömrünü dolduruncaya kadar müellif mühendisin sorumluluğunda olmasını kurgulamış olmamıza rağmen, maalesef yasa koyucuların yasaları uygulamamayı alışkanlık etmeleri nedeni ile fiili olarak yapı denetimi sistemi tam anlamıyla çalışmamaktadır.

Bu aşamada tarihsel verilerin de gerçekleşmesi muhtemel olarak gösterdiği depremlerin gerçekleşmesi durumunda oluşacak can ve mal kayıplarında, birinci derece sorumluluk yasaları yok sayıp, bilime ve ilgili mesleklere gereken önemi vermeyen ülke yöneticilerimizin olacaktır.

Saygılarımızla,

İnşaat Mühendisleri Odası

Yönetim Kurulu (a)

Gürkan YAĞCIOĞLU

Başkan

 


Üst Taraf